Duyuru

***Sitemizden Haberler - ARALIK 2017***


     


Gönderen Konu: Maksat Muhabbet  (Okunma sayısı 44284 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

30 Haziran 2012, 13:18:13Yanıtla #20

Çevrimdışı Nihat

  • eTüccar Puanı: (4)
  • Tam Üye
  • ***
  • İleti: 845
  • Cinsiyet: Bay
  • Beğeni: +288
Ynt: Maksat Muhabbet
« Yanıtla #20 : 30 Haziran 2012, 13:18:13 »
+4
Türkiye'de bilim neden ilerlemiyor

Geçtiğimiz gün otobüs beklerken aklıma bir soru takıldı. “Sizce Türkiye’de bilim neden ilerlemiyor?” diye sordum duraktakilere. Kimseden çıt çıkmadı. Bir kez daha sordum. Yine cevap gelmedi. Anladım ki insanların bu konuda en ufak bir fikri yok. Oturup ülkemizde bilimin önünde ne gibi engeller var, onları yazdım.
1- Coğrafi koşullar: Kabul etmeliyiz ki Türkiye engebeli bir coğrafyaya sahip. Gün içinde habire yokuş inip çıkıyoruz. Düşünün ki laboratuvar evinizden daha yukarılarda bir yerde. Oraya gitmek için o bayırı çıkmak zorundasın. Pek çoğumuz böyle bir durumda “Amaan kim çıkacak o yokuşu, bugün de bilim yapmayıvereyim!” der. Oysa ki bir Hollandalı evinden laboratuvara koşarak gider çünkü yol dümdüzdür. Düz ülkede herkes bilim yapar.

2- Kıskanç kadınlar: Maalesef Türk kadınının kıskanç yapısı da bilimin önünde engeldir. Geçtiğimiz günlerde bilimsel bir araştırma için laboratuara kapanayım dedim, kız arkadaşım burnumdan getirdi. Ben tam deney tüplerini ısıtırken habire telefon çalıyor, mesajlar geliyor “Nerdesin sen?, kim var yanında” diye. En sonunda lanet olsun deyip deney tüplerini kırdım.

Deneyin ortasında insan rahatsız edilir mi? Arşimet suyun kaldırma kuvvetini bulurken içeri biri girseydi ne olurdu hiç düşündünüz mü? Ben söyleyeyim, rezil olurdu. Çünkü banyodaydı. Bugün gemiler suyun üstünde batma korkusu olmadan gönül rahatlığıyla yüzüyorsa bunda Arşimet’in bizlere aşıladığı güven

3- Kılık kıyafetine dikkat etmeyen öğrenciler: Bu öğrenciler akademisyen ve bilim insanlarının vaktini çalmaktadır. Pek çok bilim insanı buluş yapmak yerine kampus kapısında bu öğrencilerin içeri girmesine engel olmak, hatta onları kameraya çekmekle meşgul. Yazık değil mi o bilim insanlarına? Bilim üretecekleri vakitten çalıyorsunuz. Bu öğrenciler derhal kıyafetlerine çekidüzen vermeli.

4- Batı’nın acayip ilerlemesi: Batı son 200 yılda çok fazla ilerledi. Öyle böyle değil, aşırı ilerledi. Bir yerde durur dedik, hayır, gene ilerledi. Tam bir tur bindirme söz konusu. İnsanın ister istemez şevki kırılıyor. Biraz müsaade etseler, şöyle bir 5-10 yıl hiçbir şey yapmadan bekleseler olmaz mıydı? Maalesef bu vicdan Batılılarda yok. Oysa ki biz onları tam 500 yıl bekledik.

Tabii çok ilerleyince anlamsız mevzulara yüklenmeye başladılar. Batılı bilim adamları şimdi de ışık hızını geçmeye çalışıyorlarmış. Sizce de biraz abartmadınız mı? Işık hızı neyinize yetmiyor anlamış değilim. Bir yere mi yetişeceksiniz? Işık hızı bence gayet iyi. Büyüklerimiz bize aza kanaat etmeyi öğretti. Bence siz de yetinmeyi bilmelisiniz.

5- Bilim insanlarının maaşları çok yüksek: Bugün bir akademisyen maaşı bin 500-2 bin liradan başlıyor. Siz onlara bu kadar para verirseniz har vurup harman savururlar. Bence hiç maaş verilmemeli. “Buluşu getir parayı götür”, “Üç buluş yapana aylık akbil bedava” gibi kampanyalar bilim insanlarını gayrete getirecektir. Neymiş, kendilerini geliştirmek, Batı’daki gelişmeleri takip etmeleri için paraya ihtiyaçları varmış… Ne gerek var ki? Neyini takip edeceksin, adamlar aşmış diyorum.

6- İklim koşulları: İskandinav ülkelerinin gelişmiş olması soğuk iklimle alakalı. Onlar şu an serin serin otururken burada kavurucu bir sıcak var. Bu sıcakta insanın bilim yapası gelmiyor ki… Deney için tüp ısıtsan “Kapat la şunu” derler.
Norveçli bilim adamı açıyor laboratuvarın pencerelerini, iki taraftan esiyor efil efil. O ortamda herkes bilim yapar. Biz burada pencereyi açtığımızda içeri adeta alev giriyor.


Kaynak: http://www.beyinsizadam.net

Sponsor Linkleri
     

30 Haziran 2012, 14:30:13Yanıtla #21

Çevrimdışı ElisaMcCline

  • Yönetici
  • eTüccar Puanı: (63)
  • Forum Müdavimi
  • *****
  • İleti: 34.162
  • Gargamel
  • Beğeni: +11254
Ynt: Maksat Muhabbet
« Yanıtla #21 : 30 Haziran 2012, 14:30:13 »
0
Güzel yazı :)
Teşekkürler twofun :)

30 Haziran 2012, 15:23:36Yanıtla #22

Çevrimdışı Nihat

  • eTüccar Puanı: (4)
  • Tam Üye
  • ***
  • İleti: 845
  • Cinsiyet: Bay
  • Beğeni: +288
Ynt: Maksat Muhabbet
« Yanıtla #22 : 30 Haziran 2012, 15:23:36 »
0
Güzel yazı :)
Teşekkürler twofun :)
yazı bana ait değil ama yinede teşekkürler

30 Haziran 2012, 15:35:03Yanıtla #23

Çevrimdışı halise

  • eTüccar Puanı: (8)
  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 1.227
  • Cinsiyet: Bayan
  • Beğeni: +740
Ynt: Maksat Muhabbet
« Yanıtla #23 : 30 Haziran 2012, 15:35:03 »
0
Paylaşım için teşekkürler  :)

30 Haziran 2012, 19:58:43Yanıtla #24

Çevrimdışı eymen

  • eTüccar Puanı: (0)
  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 133
  • Cinsiyet: Bayan
  • Beğeni: +65
Ynt: Maksat Muhabbet
« Yanıtla #24 : 30 Haziran 2012, 19:58:43 »
0
bayıldım... :)
tembellikte olmalıydı...:))

01 Temmuz 2012, 09:51:00Yanıtla #25

Çevrimdışı regortaz

  • eTüccar Puanı: (4)
  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 1.014
  • Cinsiyet: Bay
  • Memento audere semper
  • Beğeni: +515
Ynt: Maksat Muhabbet
« Yanıtla #25 : 01 Temmuz 2012, 09:51:00 »
0
Geyik bölümü burası ama bu konuya ciddi yaklaşmak gerekirse insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmadığı yerlerde insanlar düşünmeye vakit ayıramaz, düşünce olmayınca da bilim olmaz malesef :)

01 Temmuz 2012, 11:32:28Yanıtla #26

Çevrimdışı abcb

  • eTüccar Puanı: (40)
  • Forum Müdavimi
  • *****
  • İleti: 12.787
  • Cinsiyet: Bayan
  • Beğeni: +4820
Ynt: Maksat Muhabbet
« Yanıtla #26 : 01 Temmuz 2012, 11:32:28 »
0
çok güzel bir paylaşım  :D
teşekkürler Twofun

01 Temmuz 2012, 18:10:56Yanıtla #27

Çevrimdışı enderege

  • eTüccar Puanı: (17)
  • Forum Müdavimi
  • *****
  • İleti: 19.484
  • Cinsiyet: Bay
  • Beğeni: +6589
Ynt: Maksat Muhabbet
« Yanıtla #27 : 01 Temmuz 2012, 18:10:56 »
+1
Benim  bu konudaki tek bir düşüncem var. Her zamanda savunurum. Trükiye gibi ülkelerin  bu konudaki tek sorunu  AR-GE diyebilirim.

İşte basit bir örnek:

Bildiğiniz gibi ABD 1960′lı yıllardan beri uzaya insanlı araçlar yolluyor. Bu uzay seyahatleri arasında da çeşitli zorlukla karşılaşıyorlar. Bunlardan biri de bildiğimiz tükenmez kalemlerin yer çekimsiz ortamda çalışmaması. Bu problem üzerine NASA uzayda da çaılşabilecek bir kalem yapmaya karar veriyor.

Yaklaşık olarak 1.5 milyon dolar ve  birkaç sene sonra amaçlarına ulaşıyorlar. Artık yerçekimsiz ortamda ve uç ısı değişikliklerine rağmen yazı yazabilen bir kalem var. Elmas,cam gibi sert yüzeylere yazabilen bir kalem!

Tabii Rus kozmonotlarında aynı problmi olduğunu söylemeye gerek yok. Fakat onlar başka bir yöntem ile sorunu aşıyorlar. Ne mi yapıyorlar? Tükenmez kalem yerine kurşun kalem kullanıyorlar!

ve ABD lilerin icat ettiği bu kalemin mürekkebi şimdilerde bütün yazıcıların (inject) kartuşlarındaki mürekeplerdir. O zamanki basit bir mürekkep şimdilerde bir sektör olmuş durumda.
Bize bu dünya atalarımızdan miras kalmadı, Çocuklarımızdan ödünç aldık.

01 Temmuz 2012, 19:11:49Yanıtla #28

Çevrimdışı bilge8408

  • eTüccar Puanı: (0)
  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 1.565
  • Cinsiyet: Bay
  • Kendini bil...
  • Beğeni: +345
    • Simple Money Making Ways
Ynt: Maksat Muhabbet
« Yanıtla #28 : 01 Temmuz 2012, 19:11:49 »
+1
Laboratuvar sektöründe çalışan biri olarak AR-GE konusundaki fikirlerinize katılıyorum. Ama bırakın AR-GE'yi çok basit şeyleri bile okuyup araştırmaktan aciz ama tonla para kazanan bir sürü  işletme sahiplerimiz var. Eee hal böyle olunca, AR-GE'yi yaptıracak kaynağı ve gücü olan bu işletmeciler için, öncelikle AR-GE'nin ne demek olduğundan başlamak zorunda kalıyorsunuz..

Ama taklit konusunda gerçekten iyiyiz. Bir ürünü birebir taklit edip, bitirip, satıp parasını da kazandıktan sonra aceba şöyle yapsam daha çok kazanır mıydım diye (kazanç faktörü olmazsa herşeyi unutun zaten) düşünecek birileri çıkarsa, ehh o zaman çat pat da olsa sağa sola danışılıp birşeylerin peşinden koşuluyor..

Sonuç olarak, bence para, kazanç vs. yoksa bilim de yok, AR-GE de yok Türk insanı için :) Tabi bu noktada yapılacak en önemli şey, devletin ilgili birimlerinin bu konuyu kendi üstlerine almaları olacaktır. Bunu söylememin en önemli sebebi kuşkusuz, laboratuvar test hizmetleri veren bir kurumda hem test analiz yapıp hem de mühendis olarak (bedava) teknik danışmanlık veren bir "memur" olmamdır. Her gün özel sektör ve sanayi alanında hizmet veren 10'larca işletmeyle birebir muhattap olup onların her türlü sıkıntısını çözmeye çalışan biri olarak, "devletin" herhangi bir kazanç kaygısı gütmeden bu işe ciddi olarak el koyması gerektiğini düşünüyorum.

Ne yazık ki şu anda ülkemiz, bilimi fertler bünyesinde geliştirecek mantık ve "refah" düzeyine sahip değil...

« Son Düzenleme: 01 Temmuz 2012, 19:30:58 Gönderen: bilge8408 »

02 Temmuz 2012, 10:19:32Yanıtla #29

Çevrimdışı avni59

  • eTüccar Puanı: (43)
  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 1.448
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Umudunu Yitirme''
  • Beğeni: +387
    • Teknoloji Dünyasından Haberler
Ynt: Maksat Muhabbet
« Yanıtla #29 : 02 Temmuz 2012, 10:19:32 »
0
Benim  bu konudaki tek bir düşüncem var. Her zamanda savunurum. Trükiye gibi ülkelerin  bu konudaki tek sorunu  AR-GE diyebilirim.

İşte basit bir örnek:

Bildiğiniz gibi ABD 1960′lı yıllardan beri uzaya insanlı araçlar yolluyor. Bu uzay seyahatleri arasında da çeşitli zorlukla karşılaşıyorlar. Bunlardan biri de bildiğimiz tükenmez kalemlerin yer çekimsiz ortamda çalışmaması. Bu problem üzerine NASA uzayda da çaılşabilecek bir kalem yapmaya karar veriyor.

Yaklaşık olarak 1.5 milyon dolar ve  birkaç sene sonra amaçlarına ulaşıyorlar. Artık yerçekimsiz ortamda ve uç ısı değişikliklerine rağmen yazı yazabilen bir kalem var. Elmas,cam gibi sert yüzeylere yazabilen bir kalem!

Tabii Rus kozmonotlarında aynı problmi olduğunu söylemeye gerek yok. Fakat onlar başka bir yöntem ile sorunu aşıyorlar. Ne mi yapıyorlar? Tükenmez kalem yerine kurşun kalem kullanıyorlar!

ve ABD lilerin icat ettiği bu kalemin mürekkebi şimdilerde bütün yazıcıların (inject) kartuşlarındaki mürekeplerdir. O zamanki basit bir mürekkep şimdilerde bir sektör olmuş durumda.


3 idiots filminde gecıyodu bu konu :D
Hayat , başkalarının sözlerini savunurken geçip giden zaman mı yoksa kendiniz olma uğruna harcadığınız zaman mıdır ?Her insan ölür ama her insan yaşamaz.

Avni A.